Gökyüzü Halısı ve Neşeli Duraklar

Yıldız Odasındaki Sır

Güneş akşam olunca yavaşça çekilir. İstanbul’un güzel bir mahallesinde Ege yaşar. Ege pijamalarını giyip hemen yatağına kurulur. Annesi ışığı kısınca duvarlardaki yıldızlar parlar. Odada sessizce duran eski bir halı vardır. Bu halı rulo yapılmış halde bekler. Ege halının desenlerine bakmayı çok sever.

Halı sanki ona gizlice göz kırpar. Ege merakla yatağından aşağıya usulca iner. Parmak uçlarında halının yanına kadar gider. Annesine dönüp bu halıyı neden sakladıklarını sorar. Annesi gülümseyerek halının yanına usulca çömelir. Bu halı büyükannesinden kalan bir hatıradır.

O an halının püskülleri birden titrer. Sanki içeride gizli bir rüzgar eser. Ege heyecanla yerinde zıplamak ister. Annesi ise parmağını dudaklarına götürüp sus der. Uyumadan önce kısa bir tur yapabiliriz. Ege’nin kalbi sevinçle hızlı hızlı çarpar. Halı odanın tam ortasına seriliverir.

Halıda mavi dalgalar ve altın yıldızlar vardır. Sanki her desen bir hikaye anlatır. Ege halının üzerine hemen gidip oturur. Halı yastık gibi yumuşak ve sıcaktır. Kenarları hafifçe havalanmaya hazır gibi durur. Püsküller Ege’ye doğru neşeyle sallanmaya başlar.

Gıdıklanan Halının Yolculuğu

Ege halının konuştuğunu duyunca çok şaşırır. Halı incecik bir sesle ona fısıldar. Ben sadece gıdıklanınca çalışırım diye güler. Püsküllerim gıdıklanırsa hemen gökyüzüne doğru uçarım. Ege iki parmağıyla püskülleri hafifçe okşar. Halı pır pır ederek yerinden yükselir.

Odanın içindeki hava balon gibi hafifler. Halı önce bir karış kadar havlanır. Sonra pencereye doğru nazikçe süzülmeye başlar. Pencere sanki onları bekliyormuş gibi açılır. Perde kenara çekilip onlara yol verir. Gece rüzgarı yüzlerini yumuşakça okşayıp geçer.

Aşağıda sokak lambaları sarı ışıklar saçar. Kediler kaldırımda uykulu gözlerle onlara bakar. Simitçinin sesi uzaktan bir ninni gibidir. Ege gökyüzünde kuş gibi hissettiğini söyler. Halı ise gururla göğsünü kabartarak süzülür. Korku yok, sadece büyük bir neşe var.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Kaptan Sinbad ve Bilge Denizlerin Sırrı

Acaba bulutların tadı pamuk şekere benziyor mu? diye düşündü Ege. Bu sırada önlerinde bembeyaz bir bulut belirir. Bulutun üzerinde renkli şekerler parlayıp durur. Bulut onlara hoş geldiniz diyerek seslenir. Sesi banyodaki sabun köpükleri kadar yumuşak gelir.

Kurabiyeler ve Müzik Kutusu

Bulutun üzerindeki dükkanda bir kurabiye durur. Bu kurabiyenin adı Kaptan Tarçın’dır. Kaptan Tarçın onlara gülücük kurabiyesi ikram eder. Isırınca içinden minik bir kahkaha sesi çıkar. Ege kurabiyeyi almak için elini uzatır. Ama önce güzel bir söz söylemesi gerekir.

Ege annesine ne kadar değerli olduğunu anlatır. Annesi bu sözleri duyunca çok mutlu olur. Neşenin yakıtı işte bu güzel sözlerdir. Kurabiyeyi yiyince Ege’nin içi huzurla dolar. Halı tekrar havalanıp başka bir yere gider. Bu kez durakları renkli bir parktır.

Parkın çimleri yeşil değil, renkli balonlardır. Balonların üzerine basınca herkes göğe zıplar. Ege ve annesi beraberce hoplayıp güler. Parkın ortasında kuşlar konser vermeye başlar. Serçe keman çalar, martı ise davula vurur. Müzik ruhlarını dinlendiren sihirli bir tınıdır.

Yaşlı bir meşe ağacı derin bir nefes alır gibi hışırdadı. Yapraklarıyla kuşların ritmine usulca eşlik etti. Ege ormanın sessizliğindeki bu gizli melodiyi dinledi. Doğa sanki ona huzurlu bir şarkı söylüyordu. Sadece kulaklarıyla değil, kalbiyle de bu sesi duydu. Her şey birbirine sevgiyle bağlıydı.

Yıldız Yastığında Tatlı Uyku

Son durakları dev bir yastık adasıdır. Ada bembeyaz pamuklardan yapılmış bir yuvadır. Etrafında minik yıldızlar şıngır şıngır döner. Yıldızların sesi gümüş çıngıraklar gibi narindir. Parıl isimli bir yıldız onlara selam verir. Burası uykunun kapısı olan çok özel bir yerdir.

Uyku kapısı sadece huzurlu kalplere açılır. Ege o an kalbinin sıcacık olduğunu hisseder. Annesine sarılınca dünyalar onun olur sanki. Halı onları tekrar odalarına geri götürür. Pencereden içeri süzülüp yatağın yanına konar. Yolculuk bitmiş ama huzuru odada kalmıştır.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Pırıltı ve İçimizdeki Dansın Sırrı

Halı rulo olup eski yerine sessizce yerleşir. Püskülleri son kez iyi geceler diye sallanır. Ege yatağına girince gözleri hemen ağırlaşır. Annesi üzerine battaniyeyi örtüp onu öper. Odadaki yıldızlar artık daha parlak görünür. Ege rüyasında balon çimlerde zıplamaya devam eder.

Gökyüzü masalları kalbinde birer birer çiçek açar. Neşe dolu bir gönül, en yumuşak yataktır. Çocuklar sevgiyle uyur, dünya huzurla sabahı bekler. Ay dede gümüş ışığıyla tüm odaları aydınlatır. Uykunun kollarında her çocuk en güzel rüyayı görür. Yıldızlar fısıldar, gece huzurla hepimizi sarıp sarmalar.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu